İran Krizi ve Trump’ın Savaş Oyunu

Donald Trump’ın seçim sürecindeki skandalları örtbas etmek için ihtiyaç duyduğu savaş senaryosu, İran üzerinden oynadığı blöf ile piyasaları etkiledi. Çehov’un dediği gibi, “Eğer ilk perdede duvarda asılı bir silah varsa, o silah ikinci veya üçüncü perdede mutlaka patlar.” İçimizdeki mini-Trump’lar, zam için İran’ı bahane edecekler.

Trump, İran’a saldırmak için kükremeye devam ediyor ancak gerçekte yaptığı kadar etkili olmayabilir. Hürmüz’e yönelik füzeler ateşlenmeden geri dönebilir, çünkü saldırmazsa güçsüz duruma düşeceğinin farkında.

Kara harekâtı ise mümkün değil; zira başarısız olduğu Vietnam, Afganistan, Irak gibi ülkeler hatırlanmalı. İran’a yönelik her füze saldırısı etiketlerimize yeni mali yükler getirecek.

Ekonomik krizler ve İran’a olası saldırılar ülkeyi nasıl etkileyebilir? İran’ın iç sorunları Türkiye’yi de etkiler. Nükleer ambargo sürecindeki Halkbank davası masada bekliyor. Eğer İran’daki rejim devrilirse, 2 milyon mülteci sınırımıza akabilir.

Doğalgaza bağımlı olan ülkemiz için Hürmüz Boğazı’nın kapanması büyük sorun olabilir. Dünya petrol ticaretinin %20’si buradan sağlanıyor. İhracatımız, enerji güvenliğimiz, yabancı sermaye, enflasyon, döviz kurları ve üretimimiz büyük yara alabilir.

Trump’ın seçimler öncesi itibarını geri kazanması ve Nobel Ödülü kazanabilmesi için savaş çıkarma ihtiyacı bulunmaktadır. OPEC ve diğer ülkeler ise fiyat artışları için bu savaşı desteklemektedir.